Caner Erden

Caner Erden

Endüstri Mühendisi, Araştırma Görevlisi

#SonZamanlarda

#son zamanlarda kafam olmuş zaten maşukiye, yine bana bağlarbaşı. bildiğin kafa ambale ambele dolaşıyorum etrafta, iş-ev-okul-google nexsus I1250 ile kadıköy evlendirme dairesi önü metrobüslerde, balık kokan vapurlarda ve şuan söyleyebileceğim bir özelliği olmayan nazi almanyasından kalma otobüslerde ömrümü yiyorum ömrümü…  ayda yılda bir defa param denkleşecek de temmuz-ağustos aralığı gelecek ve ben de bikaç hafta… Continue reading

Hey Gidi Günler..

her senenin eylül bilemedin ekim aylarında, kömür ya da yakacak fiyatları arttığından yakacak malzemelerin yazın alınması gerektiğinden bahsedilirdi. bu sobanın gelişi demekti, soba için ev bark yeniden dizayn edilirdi. annem, artık soba külünden evin daha çabuk kirlenmesinden yakınırdı. yalnızca pazar günü banyo yapılır, çamaşırlar soba borusuna asılan tellerde kurutulurdu. o çamaşırlardan dolayıdır ki ev çamaşır… Continue reading

İnsanın İçi Acır Biraz!

Öyle çok fazla araba kullanan bir insan değilim. henüz kendi arabam olmadığından işte babamın izin verdiği ölçüde alıp arada dışarı çıkıyorum. hepsi bu yani. daha geçen gün yaşadığım olay beni gerçekten etkiledi, paylaşayım. öncelikle bir “özür dilerim” sözünün bu kadar canımı acıtacağını hiç düşünmezdim. daha düne kadar özür dileyen insanlar benim için çok benzer bir… Continue reading

George Bernard Shaw’a Dair!

Kıssadan hisse; george bernard shaw, ingiltere’nin en çok kazanan yazarlarından biridir. iyi bir edebiyatçı olmasının yanı sıra güçlü bir konuşmacıdır. amerikada yayına giren her yazısının her bir kelimesine bir dolar ücret istediği söylenir. şakacılığıyla tanınan amerikalı yayıncılardan biri shaw’a bir dolar yollayarak, ”bana bir kelime gönderin” diyerek sonucu merakla beklemeye başlar. yazar gönderilen doları alır,… Continue reading

Work and Travel Maceram 7. Bölüm

Uzunca süredir aha düştüm aha yazdım derken bir türlü düşeyazamadım work and travel maceram hakkında. hayır konu yarım kaldı, ben işin orasındayım. efendim yazamadım çünkü; -işlerimin başımdan aşkın olması -tarafımca sürekli sınavlara girilmesi -üşengeç olabilmem -bulunduğu yerde internet olmaması -internet olsa da blog yazacak kadar vakit bulunmaması -vakti olsa bile ilham gelmemesi gibi çeşitlendirebileceğimiz türden… Continue reading

Bağışlayın Efendim!

Bugün yılbaşıydı. Etrafımda enterasan şeyler olduğunu farkediyorum. evet ya çok ilginç şeyler oluyor zaman zaman. kendimden biliyorum, bir maruzatım var paylaşayım. bugün sabahın köründe kalmışım şimdi. çok erken bir saat yani sabah namazı kutsal topraklarda kılınabilir, o derece. Portakal suyumla kahvaltımı yapıyorum:P ooo bir de ne göreyim, dünyanın öbür ucunda yeni zelandalılar çılgınlar gibi eğleniyor,… Continue reading

Kulhanbeyler

Eskiden istanbul mahalle mahalle kabadayılar tarafından yonetiliyordu. Bu kabadayılar gucsuzu ezen zenginin yanında olan mal tasıyan set cenek islerine bakan tipler degildi. Bu kabadayılar bilekleriyle unlu yalnızca cakı tasıyan sıgmadıklarını idda ettikleri icin ceketlerini omuzlarında tasıyan yine sıgmadıklarını idda ettikleri icin ayakkabılarının arkasına basan buyuklerinin yanında tespih cekmeyen el etek opmeyen ama hormetten el open… Continue reading

Küflenmiş Satırlar

Sevgilisinden ayrılan bir arkadaşım:P için taa bilmem kaç sene öncesinde yazdığım yazımı buldum mailimde. Noktasına virgülüne dokunmadan.. Şu zamana kadar sosyal mecralarda ettiğim birçok  sözüm sanaydı.Ve geleneksel bir şekilde bu da sana! Sabah gözlerimi ilk açtığımda aklıma ilk sen gelmiyorsun artık. Gece olduğunda senin için ağlamıyorum da. Tam 3 sene olmuş geçen gün baktım da… Continue reading

Gunluk 2.3.3

Şimdi geçen New York’ta oturuyorum. New York Central Parkta. Yani New Yorkta oturuyorken ben! Nihahay Allah kahretsin ya New York’a uğramadan üzerimdeki elektriği bir türlü atamıyorum. Az birşey efkarlıyım, neresinden geliyor lan bu amerika’nın bu kadar felaketler, oyunlar, entrikalar diyorum kendi kendime. Bir de avustralya’da aborjinler hindistan’da hindular macaristan’da budist kızlar teklif ederken amerkia’da da… Continue reading

Hayata Dair!

Konuşsam iki dakika sürmeyecek uzunlukta bir malumatım var.   Bir koşuşturmanın içerisindeyim, sürekli bir sürü şeyi aklımda çıkarıp sadece çalışıyorum. İnsanoğlu insanım sonuçta. İki şeye çok değer verip yaşayamıyorum. Öyle ya da böyle hayata tekmelerimi vuruyorum işte. Zaten şu hayatta kimimizin şansı yaver gidiyor, çift çekirdekli laptop alıyor, kimimizde talih yok grundig laptop almak zorunda… Continue reading