Caner Erden

Caner Erden

PhD in Industrial Engineering

George Bernard Shaw’a Dair!

Kıssadan hisse;

george bernard shaw, ingiltere’nin en çok kazanan yazarlarından biridir. iyi bir edebiyatçı olmasının yanı sıra güçlü bir konuşmacıdır. amerikada yayına giren her yazısının her bir kelimesine bir dolar ücret istediği söylenir. şakacılığıyla tanınan amerikalı yayıncılardan biri shaw’a bir dolar yollayarak, ”bana bir kelime gönderin” diyerek sonucu merakla beklemeye başlar. yazar gönderilen doları alır, cebine koyar. kağıda tek kelime yazarak postaya verir…
yayıncı heycanla zarfı açar. mektupta yazılı tek kelime vardır: ”mersi!”

bu kadar hazır cevap, sivri zekalı ve zeki bir insan bernard shaw. ya zaten ben bu adamın laflarında hiçbir yanlışlık, eksiklik ya şöyle olursa durumu yakalayamıyorum günlük. bu nasıl bir kafa yapısıdır, adam ne içmiş, hayat bu adama hangi duygular yaşatmış çözemedim… hayretler içinde söylediklerini düşünüyorum ve hayranlığımı gizleyemiyorum.

bakar mısınız laflara?

-akıllı adam aklını kullanır. daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır.
-attığınız tokada karşılık vermeyen kişiden sakının: o hem sizi bağışlamaz hem de kendinizi bağışlamanıza olanak bırakmaz.
-işleyebileceginiz en büyük günah, başkasından nefret etmek değil, ona kayıtsız kalmaktır. insanlık dışı olmanın özü nefret değil kayıtsızlıktır.
-yanlışlık fare deliğinden geçer, doğruluk kapılardan sığmaz.
-yaptığınızı, bir başka budalanın, bunları sizden beklediğini düşündüğünüz için yapıyorsanız, onun sizden bunları beklemeside, sizin onun bunları beklediğini umduğunuzu sandığından ileri geliyorsa, herkes istemediği birşeyi yapıyor demektir.o zaman ortaya budalaca bir durum çıkar.

 

bu yaşıma geldim inan olsun eksik bir şey söylediğine hiç denk gelmedim. lan eksiğini de geçtim taşı oturtamadığı gedik yok.. sanki ömür boyu aforizma pususuna yatmış da adamın şansı yaver gitmiş gibi. bi de şöyle diyor “eğer yirmi yaşında iken sosyalist değilseniz kalbiniz yok demektir, kırk yaşına geldiğinizde hala sosyalist iseniz kafanız yok demektir.” aforizması yaşadığımız yüzyıl içerisinde olmasa da bir sonraki yüzyılda tamamıyla tersinecek, hatta belki iki değil, üç dört yaş dilimine bölünecek gibime geliyor. yaşam ömrünün uzayacak olması, iş hayatına atılma yaşının azalacağı hesaba katılırsa, standart bir insan hayatının üçte birini sosyalist, hatta anarşist olarak geçirme şansına sahip olabilir. olur da şans verilir de o standart insan “ben işime bakarım arkadaş” derse bernard shaw abimin mezarına gider, özrümü dilerim.

insan 20li yaşlarda tüm zevkleri yaşayıp sefanın ve keyfin dibine vurduğu dönemlerde doygunluk hissi ile birlikte manevi bir boşluk yaşar. gerçeğin ne olduğu noktasında oluşan büyük sapma ve kırılmalar türlü ideolojinin ve metodolojinin dışında “doğru ve tam bir insan olma arzusu” başlığı altında antikapitalizm hedefiyle buluşabilir. bu gerçekten yüksek bir ihtimal. son yüzyılda azıyı oldukça fazla işleyen rasyonel anlayış kapanının idealizm yanılgısında oluşturduğu hasar başka bir yoldan gidilerek çözülecektir diye düşünüyorum.. yani insana değer veren ve birinci plana çıkaracak ideolojilerin tekrar hortlayacağına inanıyorum. insanoğlunun kendi eliyle yapacağı fait bir devrimle sosyal evrim süreci arasında basit harmonik hareket etmiyor olduğunu kanıtlayan bir şey de yok elimizde. kanıtımız olmasa da hissiyatımız kanıt yerine geçebilir. böylece sosyal devrimler daha mümkün ve kolay olacak değil mi? bunlar hep birbirlerini gazlayan iki etki olarak düşünülebilir. bundan sonrada öyle olmasa bile evren tekrar toz bulutu haline dönmeyecektir korkmayın. ilerde her şeyimizi miras bırakacağımız yeni nesil şuanda yaptıklarımızı aşırı hayalci ve anarşist olarak görecek mi acaba? düşündükçe bir garip oluyorum. işte böyle düşüncelere daldığım anlarda bu adama olan saygım bir düzine artıyor.

iki lafının daha belini kıralım;

“makul insan kendini dünyaya uydurur; makul olmayan ise dünyayı kendisine uydurmakta ısrar eder. tam da bu sebepten, bütün ilerleme makul olmayan insandan kaynaklanır.”

“kaplan adamı öldürmek isterse adı vahşilik, adam kaplanı öldürmek isterse adı spor olur. suç ile adalet arasındaki fark da bundan büyük degildir.”

Son olarak Peygamber efendimiz hakkındaki şu sözlerini paylaşayım…

“Muhammed’in bu harikulâde adamın hayatını inceledim. o isa aleyhtarı değil, bütün insanlığın kurtarıcısı olarak bilinmelidir. onun gibi bir adam, bugün dünyanın idaresini eline alsa, eminim ki dünyayı, hasretini çektiğimiz barış ve saadete kavuşturur. insanlığın sorunlarının üst üste yığılarak neredeyse çözülemez bir noktaya ulaştığı günümüzde muhammed’e her zamankinden daha fazla muhtacız. eğer o aramızda olsaydı bütün bu sorunları, oturup bir fincan kahve içme rahatlığı içinde çözerdi”

DROP A COMMENT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir