Caner Erden

Caner Erden

Endüstri Mühendisi, Araştırma Görevlisi

Benim Zuhre ile Tahir Hikayem

Sisten gozun gozu gormedigi bir gunde ve gunesin daglarin arkasindan cikip yeni gune sa dedigi saatlerde, kabatas uskudar vapuruna dogru kosan bir genc; akbil gisesinde, seneler once ayrildigi kiz arkadasini gordu ve ne yapacagini sasirdi. Konusmak istedi ama istemedi de ayni zamanda. Vapurda yanina oturmayi tercih etti biraz da tesaduf oldu yani baska sansi da kalmamis gibiydi.

Konusmanin farz oldugu vakitler iki tarafi da sicak sicak terletiyordu. Utangaclik da vardi ikisinde de. Ama konusmayi erkek baslatti bile. Titrek bi ‘merhaba’ dedi sonra bekledi. Kiz yavas hareket ediyordu belli ki kalabalikta bi erkekle konusmak istemiyordu. Cocuk taniyordu zaten, kiz oyle kolay kolay konusamazdi ve cocuk bunun icin sevmisti onu.

O yuzden daha rahat bi yere davet etti onu. ‘Hava cok guzel, disari cikalim mi?’ Diye sordu. Kizin ‘farketmez’ cevabini vermesiyle disari dogru ciktilar birlikte.

Guzel havadan ve suyun hircinligindan bahsettiler bi muddet. Ve cocuk bi dakika deyip kantinden iki cay almaya gitti. Cay varsa samimi muhabbet vardir dusturuyla konuyu gercekten konusmak istedigi noktaya getiriyordu.

– Biz bazi konulari hic konusmadik biliyor musun? He merak etme, “neden boyle oldu” diye sormayacagim. Ama soylemek istedigim biseyler var. Cok birikti bende. Paylasmak istiyorum. Dinle beni lutfen.

Genc kiz merak ederek- “evet buyur seni dinliyorum” dedi. Cocuk kaldigi yerden devam etti.

– biliyor musun? ayrildiktan sonra, seni(elindeki cayi gostererek) su caya benzetmeye basladim.

kiz son derece sasirdi. bu, hic ummadigi bir giristi. Ve dedi ki;

– Ne, ne demek istedin ya?

Cocuk, cayindan bir yudum daha aldi. Efkarli ic gecirisli derin bir nefes aldi. Acik biraktigi noktayi tamamlamak icin devam etti sozlerine;

– Mesela evde kimse yokken usendigimden sadece sallama cay yapiyorum kendime. Cayi ictikten sonra sallamasindan cikan cop

English: A mug of Lipton tea.

halindeki posete bakiyorum. O guzelim caya tadini veren cay tanelerine baktikca; seninle yasadigimiz gunlerimiz de birer cop haline donusuyorlar sonra. Bi bekliyorum bi daha iciyorum cayi. Yani seni bir kez daha iciyorum, cayin tadi guzel gercekten. O cayin zehir oldugunu bilsem icerim. Anilarimi hatirlatiyor cunku bana, guzel olanlari. Hos bir zaman sonra tum anilar bana guzel gelmeye basladi. Bana kizip agladigin gun bile guzel geliyo simdi bana. Cunku ‘senin zehirin(icimi acitan, vazgecemedigim)’ hosuma gidiyo. Cayimi icmeye devam ediyorum ve her yudumda, senle ayrilirken senden kalan bakislarin geliyor gozumun onune. Ama cayin oldugu gibi senin de sonun yaklasiyor. Ve ben cayin azaldigini hissettigimde ‘dur’ diyecegin zamani bekliyorum. Yalniz hic duymadim sesini. Sonunda bitiriyorum seni galiba. Seni boyle bitirmek istemezdim ama bakiyorum cop torbasina; sen ve anilar orda. Ancak agzimda hala kokun var, kolay kolay cikmayacak koku. Goruyorum ki senin cogunu coktan bitirmisim. Zaten sogursan benim ocagin altini yakmama muhtacsin.  Yani benim daha iyi cay icmem icin sen yine bana bagimlisin. Gidip isitiyorum, tekrar iciyorum ama sen yine soguyorsun. Sonunda ama ben tamamini icmeden vazgeciyorum cunku icilmeyecek derecede soguksun!

Genc kiz kendinden gecmis sekilde dinleme modundaydi. Ama uzuluyordu, birinin kendisi yuzunden aci  cekmesi onu uzuyordu evet. Ama bir yandan da unutulmamis olmaktan derin bir haz aliyordu. Peki ya kendisi? Kendisi unutmus muydu genc cocugu? Ayriligi kendi istemisti ama sevmediginden degil bir arkadasinin doldurusuna gelmis terketmisti cocugu.  Neden sonra genc kiz konusmaya basladi.

– Soylediklerin cok etkiledi beni ama benden boyle etkileyici seyler bekleme. Sen boyle dusunuyorsun ama ben o kadar duygusal bakmiyorum. Ben bizim iliskimiz icin elimden geleni yaptim, fedakarlik yaptim ama olmadi. Bu kadar, daha fazla eselememiz lazim.

-Diyeceklerin bitti mi?

– evet…

Cocuk cok uzulmustu, beklemiyordu boyle bir cevabi. En azindan daha yumusak bi cevap bekliyordu. Ancak kiz cok sert ve kesin konustu. Demek hic umurunda degilmis kizin. Buna kendini inandirdi, zaten vapur da yanasti iskeleye geldi. Daha fazla konusmadan indiler vapurdan. En son birbirlerine hoscakal dediler. Sonra arkalarina dahi bakmadan uzaklastilar. Ancak kiz giderken cocuk bi mesaj yazmaya baslamisti bile. Mesaj kiza ulasti, soyle yaziyordu:

– Hep bugunu hayal ettim, hep sana benim hikayemi anlatacagim gunu planlamistim. Simdi en azindan o gunu yasamis oldum, mutluyum ondan.

Kiz bu mesaji okurken bir tuhaf oldu, mesaji anlamaya calisirken bir mesaj daha geldi.

– … aslinda yasamak istedigim sonuc bu degildi ama bugun soylediklerin beni hayal kirikligina ugratti ve ben artik bi karar verdim.

Son mesaj:

-Bidaha cay icmeyecegim.

3 Comments

  1. silver price

    İlerleyen saatler karanlığını yine üzerine almış, bilinmezliklerin anahtarlarını bir o kapıda bir bu kapıda deniyordu. Son açılan kapı sevdayı yeni baştan arayan gencin kapısıydı. Umutlarını üç yıl sakladığı kıza yeniden rastlamıştı evine dönerken. Biran tanıma geç yanından dediyse de, yine de yanında duruverdi. “Hadi seni eve bırakayım” dedi, açık kapıdan binen kız “senin bu saatte buralarda işin ne” sorusuna cevap verirken biraz setçe “dolaşıyordum” deyi verdi genç adam.

    Reply

DROP A COMMENT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir